Valensiya’nın Dili

Valensiya maceramızın başlangıcına sanırım gelmiş bulunduk bu yazı ile.

Resmi dili Valensiyaca olan, 20. Yüzyılda İspanya’nın en önemli şehirlerinden biri ve Özerk bölgesidir.

Tamamen tarih kokan bir yer olan Valensiya İstanbul’un bazı ilçelerini size andırabilir. Sokakların bir çoğu dar ve güvensiz olan Valensiya bölgesinde biz gittiğimiz tarihte genel olarak uyuşturucu ve fuhuş olaylarına rastladığımız için pek güvenli bulamadık. Öyle ki sokak aralarında kadın işçilerin yaptığı pazarlıklar, peşinize takılan kadın satıcıları ve kadınlar.

Buraya adım atar atmaz, Erol Ağabey ile birbirimize dönüp; iyi ki günü birlik gelmişiz dedik.

Valensiya’da aldığımız haritaya göre burada gezeceğimiz birkaç bölgeden biri tarihi Valensiya Katedrali (Catedral De Santa Maria De Valencia) idi.

Katedralin mükemmel ihtişamı ve mimarı yapısı sizi tamamen mest edebilir.

Uzunca yürüyüşlerimiz sonrası ise Valensiya tren garının önünde bulduk kendimizi.



Tren garının hemen yan tarafında ise biz gittiğimizde kullanıma kapalı olan boğa güreşi arenası var (Plaza de Toros). İki yapının da mimarisi mükemmel. Biz burada birkaç video çekerek zaman geçirebildik.

Bu şehre çok fazla kanım ısınmadığı için daha fazla ayrıntıya girmeden Lizbon’a gidişimizi başlatıyor ve İkizler burcuna dönüşerek konumu sonlandırıyorum. 🙂

Lizbon yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın