Kırklareli Kıyıköy’de Kamp Yapmak

IMG_4372

Kırklareli’nin güzelliğini tattıktan sonra buradan çıkamıyoruz. Demirköy – İğneada kampımızdan sonraki hafta sonu Vize’ye, Kıyıköy‘e transit gidiyoruz… 🙂

İstanbul Avrupa yakasından yaklaşık 2 saat ile 2,5 saat arasında bölgeye ulaşabilirsiniz. Yol İğneada kampımızda bahsettiğim gibi bol virajlı yani kısaca dikkat etmelisiniz.

Alışverişinizi ister Vize’den yapabilirsiniz isterseniz de köy içerisinde bulunan süpermarketlerden rahatlıkla yapabilirsiniz. Herhangi bir sorun yaşamazsınız.

Biz kampa akşam saat 21.00‘da karar verdiğimiz için bölgeye haliyle karanlıkta ulaştık, yarım saatlik kamp alanı arayışımız karanlıktan ötürü çok başarılı olamadı ama gittiğimiz araç büyük transit kasa olduğu için geceyi araçta geçirip sabah kalkar kalmaz kahvaltı alışverişimizi yapıp hedeflediğimiz kamp alanına ulaşmak için yola koyulduk. Belediye araçlardan girişte 10 TL gibi bir ücret alıyor.

Alanın girişinde hemen küçük köprüyü geçtikten sonra bulunan banklardan ise günlük 15-20 TL gibi bir ücret isteniyor. Yine bu ücret belediyeye gidiyor.

Yine alanın hemen girişinde sağ tarafta ücretli kamp alanı mevcut. Dışarıdan göründüğü kadarıyla gayet bakımlı, aile için kullanışlı ve geniş bir alana sahip. Akşamları renkli led ışıklar güzel bir görsel şölen sunuyor. Bizim kamp anlayışımız burada da yabani gibi olduğu için daha çok ulaşılmazı zorlamak gibi oldu 🙂 Plajın hemen sağ ve sol yanında bulunan yüksek burunu gözümüze kestirdik çünkü 🙂

Bu alana çıkışı şu şekilde tarif edebilirim:

Az önce bahsettiğim bankların bulunduğu alanda sağ ve sola ayrılan yollar var. Siz soldaki yolu tercih edeceksiniz. Yol ayrımına geldikten sonra yine aynı şekilde yolu kaybetmeden soldan gidip ilk sağdan giriş yapacaksınız.

5D240D65-A0E4-433C-BDE3-740622121E3A
Sağdan devam etmez de düz devam ederseniz National’ın içine giriş yapabilirsiniz.

Dipçe : Biz gittiğimizde 1 gün öncesinde yağmur yağdığı için yol çok kötüydü, aracınız yüksek değilse buraya hiç girmeyin Aracınız devriledebilir. Demedi demeyin…

Zaten o kötü patika yola girip biraz ilerledikten sonra düz alana ulaşıyorsunuz.

İster düzlük alanda isterseniz de hemen 50-100 mt. yürüme mesafesinde olan buruna kadar yürüyebilirsiniz. Bizim Murat Abi gibi aracı buruna kadar götürürüm tribine girmeyin, aracınız yan yanar takla ata ata aşağı geri inersiniz valla.

Bu bölgeye ulaştıysanız önce manzarayı biraz izleyip sonrasında kampınızı buraya atabilirsiniz. Odun ihtiyacınızı araçla geldiğiniz yoldan temin edebilirsiniz.

Biz gecenin 02.00’ında odun toplamaya gitmiştik; ormanın içinde parlayan gözlerin ortasında bulduk kendimizi. Merak etmeyin, köpeklermiş. Az sevecen ses tonuyla seslenince yaklaşmıyorlar size. Ama korkak ve hayvan sevmeyen biriyseniz ( hayvanları sevmeyenler de ne bileyim ) vay halinize.

Geceleri önümüz açık ve tepede olduğumuz için epey esiyor. Yanınızda kalın bir şeyler olsun…

Kamp yaptığınız burun hemen altında koylar var. Vallahi mükemmel. Baştan söylemesi. Denize hemen arkanızda bulunan tepeden inebilirsiniz. Gölün içinden geçiyorsunuz tabi ki. Su yılanları sizi bekler 🙂

Burası göl ve denizin birleştiği nokta

Plaj olabildiğince uzun ve sapsarı, denizi normalde çok dalgalı ama durgun olduğu anlarda oluyor. Ben gittiğimde öyleydi en azından 🙂 Ama su seviyesi birden yükselebiliyor dikkat ediniz…

Plajın üst tarafında duş ve tuvalet var. Kişi başı 1-2 TL gibi bir ücreti var, denizden çıkıp direkt gidebilirsiniz…

İğneada’da olduğu gibi olmaz ama burada da gölde kano turları mevcut, ücreti mukabilinde kanoya bilebilir yeşilin içine kendinizi katabilirsiniz 🙂

İstanbul’da Kamp Alanları en yakın bölgelerden biri Ballıkayalar Kamp Alanıdır. Yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: