Kırklareli İğneada’da Kamp Yapmak

IMG_3887

İstanbul Avrupa yakasından ortalama 2,5 ya da 3 saat yolculuğun ardından Demirköy ilçesine bağlı İğneada’ya ulaşabiliyorsunuz.

Yol Kırklareli Demirköy çıkışından sonra çok fazla virajlı olduğu için hızınıza ve araçla gidiyorsanız dikkat etmenizde fayda var. Alışverişinizi Demirköy‘den veya İğneada‘da köyden güvenle yapabilirsiniz. Köy içerisinde büyükçe ismini vermek istemediğim marketler bulunuyor 🙂

Kamp alanları olarak bölgede sahil üzerinde bulunan ücretli kamp alanlarında kalabilirsiniz. Fakat arz talep durumunuz önemli. Biz kalabalık gittik ve İğneada kamp alanlarının durumlarına bakarak karar verdik ve birazdan anlatacağım ücretsiz yerde kamp attık.

Bölgede bir çok kamp alanı var dediğim gibi. İsimlerini vermek istemiyorum. Fakat çoğu yer bakımsız ve ücret vermeye değmeyecek haldeler. Biz de bu nedenle Mert Gölü‘nün yakınında bulunan mesire alanından dönme, ailelerin yoğunlukta olduğu alanı tercih ettik. Hem ücretsiz tuvaletini kullanabiliyor hem de plaja da yakın olduğundan denize yürüme mesafesinde gidebiliyorsunuz. Çeşme mevcudiyetini de söylemeden geçemeyeceğim 🙂

İğneada plajı uzunca güzel bir plaja sahip ancak deniz zaman zaman dalgalı ve çok soğuk. Sahilde ücretli duş yerleri de bulabilirsiniz.

Tek başıma ya da 2 kişilik kamp organizasyonunda olsam bu bölgeyi tercih etmeyeceğimi de bildirmek istiyorum.

Giderken veya dönerken de size mükemmel bir yer tavsiyesi vereyim. Sarp Deresi. Burada kısa süreli mola verebilir, kahvenizi yudumlayabilir, derenin üzerinde salıncak keyfi yapabilirsiniz…

Mert Gölü

Kamp attığımız alanın hemen altı, 3 dakikalık yol mesafesinde. Harika doğanın eşliğinde kişi başı 50 TL gibi bir ücretle ormanın sessizliğine kendinizi bırakabilirsiniz. Doğada kaybolmak, bu özgürlüğe kavuşmak gibisi yok. Daha önceden de kano tecrübeniz varsa, fiziki kuvvetiniz de yeterliyse çok rahat bir şekilde gezintinizi yapar geri dönersiniz. 🙂

Benim fiziki güç yerindeydi ama çok fazla rüzgardan kaynaklı sürüklenip durdum, herhalde çocukluk arkadaşım İhsan olmasaydı geri dönemezdim 🙂

Dupnisa Mağarası

Kamp attıktan sonra görmek için gittiğimiz mağara.

Mağara 2 farklı sistemden oluşmaktadır. Üst taraftaki mağara kuru, alt tarafta bulunan ise sulu mağara olarak biliniyor. Bu iki mağara arasında bağlantı bulunuyor fakat birbirleri arasında 30 mt. kadar kot farkı mevcut.

Mağara 2003 yılında turizme açılmış ancak koloniler halinde yarasalar yaşayan bir bölümü olduğu için bu bölümler mağara doğasını ve canlılarını korumak amacıyla ziyarete kapatılmış. Bu kısımlarda yalnızca özel mağaracılık donanımı olan ve profesyonel eğitimi olan kişilerin geçmesine izin veriliyor.

Yaklaşık 2,5 km uzunluğunda olan mağaraya 30 derecelik bir havada girdiğinizde mağara içerisinde hava bir anda 10 dereceye kadar iniyor ve üşüyorsunuz… Mağara etrafında kafe, restaurant, gibi yerler mevcut. Hatta yöresel ürünler ve hediyelik eşyacılar da var.

Dipçe : Lütfen çöplerinizi toplayın; doğayı temiz bırakalım.

Rotanızı Saros körfezine Çevirirseniz ilgili yazımı okumanızı dilerim…

2 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: