Düşüncenin Hegemonyası

Akıl ve düşünce dünyanın var oluşundan beri canlı olarak sadece insana verilmiş bir özellik. Fakat kimimiz aklını kenara bırakarak düşünmek zenginliğinden uzaklaşmak derdine düşmüş. Gaddarlığı vücudunun tüm hücrelerine naklederek.

İnsanın tek derdi, tüm nazikliğini ve kibarlığını kenara bırakarak karşısındakilere hegemonya kurmak olmuş çoğu zaman. Ve bu şekilde süregelmekte.

Bu satırları yazarken, sırtımda da sözlerinin bir bölümünün dövmesi bulunan Charlie Chaplin‘in 1940 yılında film için çekilen bir sahnesine gitti aklım. Charlie Chaplin orada şöyle diyordu :

-“Ama biz yolumuzu kaybettik.

Açgözlülük insan ruhunu zehirledi, dünyayı nefretle kuşattı, bizi yanıltıp acı ve katliama sürükledi. Hızlandık ama kendimizi içeri kilitledik. Bize bereket veren makineler bizi muhtaç bıraktı. Bilgimiz bizi kibirli, zekamız sert ve kaba yaptı. Çok fazla düşünüyor ama çok az hissediyoruz. Makinelerden çok insanlığa, zekadan çok kibarlık ve şefkate ihtiyacımız var. Bu nitelikler olmadan, hayat şiddet dolu olur ve her şey kaybedilir.”

Düşüncesizlik girince saman altına, hegemonya başlıyor hemen orada. Patron işçisinin nasıl geçindiğini bilmeden her gün eziyor ve daha düşük maaşlara çalıştırıyor. Erkekler fiziki özelliklerini kullanarak kadına şiddet uyguluyor. Boyu uzun olan kısa boyluya, beyazlar siyahlara, İnançlılar, inançsızlara hakimiyet kuruyor.

Yaşam aslında o kadar tatlı ve güzel ki el ele, omuz omuza verildiğinde çok güzel şeyler çıkabilir ortaya.

Patron her hafta bir işçisinin sofrasında otursa, erkekler her hafta kadınların bir günde yaptığı işleri yapmaya çalışsa en önemlisi bunları yaparken düşünebilse, kurabilir mi hegemonyasını?

Hüznünüzü anlasak, gözlerinizin içine baktığımızda, ne hissettiğinizi anlayabilsek, düşünsek sizi, hoşnut olmayacağınız şeyleri yapar mıydık?
Evde, iş yerinde, sokakta, parkta, sevgilinle kafede. Düşünmek arkadaşlar, en derinden ve en hisli bir şekilde ne zaman ve nerede olduğunun bir önemi yokken, hissedebilseydik eğer, kırar mıydık kalbinizi?

En yakın arkadaşınız ya da en uzak, sevgiliniz ya da aile bireyiniz. Hayatınıza aldıysanız eğer onun da ne hissedeceğini ve ne hissettiğini düşünmek zorundasınız. Bunu yaptığınızda kalbiniz tekrar çalışır duruma gelecektir.

Hepinize hegemonyadan uzak, düşünceli ve hisli günler diliyorum.

Teşekkürler.




Bir Cevap Yazın