Çılgınlar Adası İbiza

Barselona maceramız sonrasında İbiza’ya önceden aldığımız uçak biletlerimiz ile 15 Euro’ya yaklaşık 20-30 dakikada gidiş yaptık.


Her havalimanında olduğu gibi bavullarımızı aldıktan sonra şehir merkezi için otobüslere bindik. . İbiza’ya geliş amacımız kesinlikle denize girmek ve sonrasında gece clublerinde zaman geçirmekti.

Merkezinde otobüsten önünde indiğimiz bu mağaza bize Merhaba diyerek zaten gönlümüzü feth etmişti 🙂

Hafta sonu olduğu için kapalı durumdaydı, konuşamadık üzüldük…

Booking.com’dan öncesinde günlüğü 25 euroya kiraladığımız hosteli bularak eşyalarımızı yerleştirtik ve birkaç saat uyuyarak İbiza’ya tam hazırlığımızı yaptık.

Yemeğimizin ardından kısa bir araştırmadan sonra gitme kararını verdiğimiz Privilege Club Ibiza‘ya bilet almak için araştırmalara başladık. İbiza’da clublerin tamamında giriş ücretleri 25-50 Euro arasında değişiyor. Clube ya da bileti satan işyerine göre bir adet alkol olarak taçlandırabiliyorsunuz. Ama büyük kısmında bu ücreti sadece giriş için veriyorsunuz.



Biz rent a car’da çalışan arkadaşla kanka olup ücretsiz alkol için bilet aldık.

Evet Rent a Car dediğim için şaşırmayın. İbiza’da herhangi bir büfe, seyyar satıcı ya da cafe restaurantlardan clupler için biletler alabiliyorsunuz. Kendileri de clublerden komisyonla satış yapıyorlar.

Club biletimizi 25 Euro’ya aldıktan sonra maalesef çalınan telefonumun yerini almaz ama tatilimin geri kalan kısmını ölümsüzleştirebilmek için 120 Euro değerinde telefon aldım. Telefonumu aldıktan sonra çok tatlı yerlerden geçerek otostopla plajın olduğu bölümlere gittik.


Yeni telefonumun da başına tekrar bir şey gelmemesi adına çok fazla kullanmadığım için buralarda pek fazla fotoğraf çekemedim maalesef. Denizde birkaç saat zaman geçirmemizin ardından Merkeze tekrar dönüş yaparak Ibıza’nın meşhur olan Plaza Reina Sophia ve Plaza del Sol’de yürüyüş yaparak zaman geçirdik. İbiza adası çok büyük olmadığı için yaptığınız yürüyüşler pek fazla yormuyor. Bu iki meydan 50 metre uzunluğundaki Portal Nou tüneline bağlanıyor.

Günün ilerleyen saatlerinde 23.30 gibi 15 Euro gibi bir ücretle taksiye binerek clube gittik. Club gittiğimiz sakinliğini koruyordu. Burada Turistler ya da gençler genellikle clube çok fazla para vermemek için dışarıda daha ucuza aldıkları alkolleri içip gecenin ilerleyen saatlerinde clube o şekilde giriş yapıyorlar.

İçeri de bir birayı 9 Euro, Vodkayı ise 15-20 Euro gibi bir ücrete satıyorlar. Bu yüzden bunu dışarıda içip içeriye girmek daha doğru gibi 🙂


İbiza’da ilk günümüzün gecesini gece clubünde geçireceğimiz için club sonrasında yani ertesi gün için hostel kiralamamıştık. saat gece 4 gibi İbiza’dan yine taksiyle merkeze dönerek çok da soğuk olmayan havada banklarda uyuyarak zaman geçirdik 🙂 gün doğduktan, tüm işyerleri açıldıktan sonra kahvaltı sonrası günümüzün büyük bölümünü İbiza’da Almudaina şatosu, Santo Domingo kilisesini gezerek zaman geçirmeye çalıştık. Zaten çok da büyük olmayan bir bölümde gezmek zamanınızı çok fazla almıyor. Günün kalan kısımlarını İbiza gibi bir yerde büyük çılgınlıklar yapmıyorsanız, çok fazla bütçeniz yoksa sıkılarak geçiriyorsunuz.

Günün akşamında ertesi gün döneceğimiz için bu geceyi de güzel bir gece clubünde geçirmeyi istedik. Swag isimli RNB tarzının olacağı club için 35 Euro’ya bilet aldık eğlencenin yolunu tuttuk.
Privilege clube istinaden daha küçük fakat daha eğlenceli sayılabilecek bir ortamda bulduk kendimizi.

Burada da alkol fiyatları diğer Privilege  club de olduğu gibi aynıydı. Fakat Swag clubten ertesi günün sabahında uçağımız olduğu için erken dönmek zorunda kaldık. İbiza’dan sonraki durağımız Valencia…

Valensiya yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

1 Comment

Bir Cevap Yazın